25 Haziran 2013
Turumuzun son ve en zor günündeyiz. İki tane geçit aşıp Sivas’ın Yıldızeli ilçesine ulaşacağız. Oradan hemen sonra ise Muğla’ya dönüşe geçeceğiz.
Uyanıp hazırlandıktan sonra aşağıya inip bisikletlerimiz ile buluşuyoruz. Çantalarımızı bağlayıp kahvaltı yapabileceğimiz bir yer ararken burnumuza gelen kokuları takip ederek bir fırına ulaşıp poğaça alıyoruz.
Bu arayış sırasında Tokat’tan birkaç kare daha fotoğraf çekiyorum.
Saat kulesi,
Poğaçalarımızı aldıktan hemen sonra yan taraftaki çay ocağına geçip çaylarımızı söylüyoruz. Tavşan kanı çaylarımız ile poğaçalarımızı mideye indiriyoruz. Artık yola çıkma vakti geldi çattı. 😉
Tokat’ın çıkışında bir rampanın olduğunu bildiğimizden bize hiç sürpriz olmadı. Toplamda 10 km kadar sürecek olan çıkışa başlıyoruz. Hedef ilçemiz Yıldızeli’ye 51 km kalmış.
Çıktığımız geçidin adı Kızıliniş. İsmine bakılırsa güzel bir inişi andırıyor. Muhtemelen Tokat’a olan inişten bahsediliyor, yani bu demek oluyor ki güzel bir çıkış yapacağız. 🙂 Herkes kendi temposunda çıkışa başlıyor. Eğim fazla dik değil ama rampanın uzunluğu bir süre sonra sıkıyor bizi. Yapacak bir şey yok, öyle ya da böyle burayı çıkacağız. Tırmanıştan zevk alarak pedal çevirmeye devam ediyorum.
600’lü metrelerden tırmanmaya başladık ve 1200 metreye kadar durmadan tırmanıyoruz. Geçit zirvesine ilk ulaşan ben oluyorum. Hemen arkamdan ise Mustafa geliyor. Çok geçmeden Fatih de görünüyor. Bir geçidi daha aşmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Sonrasında ise tur arkadaşlarım ile bu güzel anı ölümsüzleştiriyoruz. Güne direkt tırmanış ile başlamak hepimizi biraz yordu. Biraz soluklandıktan sonra ancak devam edebiliyoruz.
Zirveden hareket edip biraz indikten sonra karşımıza çıkan tabelada Yıldızeli’ye 43 km kaldığını görüyoruz. Katlanabilir bisikletimde km saati olmadığı için gözlerim bu tabelaları daha çok arıyor. 🙂
Yurdumun bozkırında, ıssız yollarında pedal çevirmek çok farklı bir keyif. Her bölgenin, her yolun benim için değeri çok başka. Hepsinden aldığım keyif farklı. İşte bu yüzden ülkemin herhangi bir köşesinde pedallamaya devam edeceğim.
İnişler çıkışlar devam ederken kısa bir su molası sırasında ki mutlu halimiz. 🙂
Yıldızeli ilçesine, yani turun sonuna son 31 km…
Çamlıbel geçidi öncesinde aynı isimli kasabaya ulaşıyoruz. Burada kısa bir mola verip günün ikinci tırmanışı için enerji topluyoruz. Güzel bir çıkış bizi bekliyor. Sabah çıktığımız kadar uzun değil ama, daha dik diyebiliriz. Hem hava da iyice ısındı, o nedenle daha zor olacak.
Tırmanıştan önce son düzlükteyiz. 🙂 Yıldızeli 23 km sonra karşımıza çıkacak. 🙂
Burası da geldiğimiz yönden bir kare…
Ve tırmanış başlıyor. Her rampada olduğu gibi burada da kendi hızımızda çıkmaya başlıyoruz. Yılan misali kıvrılarak yükseliyoruz. Her kilometre bizi biraz daha gökyüzüne yaklaştırıyor. Zirve rakımı 1650 metre, şu an kaç metrelerdeyiz bilmiyorum valla. 🙂
Yükseldikçe geldiğimiz yöne bakıyorum. Manzaralar çok güzel.
Arada geri dönüp arkadaşlarım ile göz teması kurmaya çalışıyorum. Hemen ardından tekrar devam ediyorum. Zirvede buluşacağız…
Biraz önce geçip gittiğim yerden şimdi Fatih geliyor. Buradan fotoğrafını çekiyorum ama onun haberi bile yok. 🙂
Tırmanış sırasında suyum bitiyor ama çok geçmeden imdadıma gürül gürül akan bir çeşme yetişiyor. Oyy oyy, bu ne güzel bir su böyle. Çok soğuk, beni kendime getiriyor. Burada bir süre bekliyorum ve Mustafa’yı görünce onuda suyun başına çağırıyorum. Biraz burada vakit geçirdikten sonra tekrar kaldığımız yerden tırmanmaya devam ediyoruz.
Bir iki virajdan sonra nihayet zirveye ulaşıyorum. 🙂 Çamlıbel Geçidinin 1650 metrelik zirvesindeyim. Atatürk Çeşmesinde durup Mustafa ve Fatih’i bekliyorum. Gölgeye çöktüm dinlenirken Mustafa geliyor. Bu sırada yan tarafta park eden kamyon şoförü ile laflıyoruz biraz. Muhabbet konusu her zamanki gibi. 🙂 Yorulmuyor musunuz arkadaş? Yoruluyoruz arkadaş, biz de insanız. 🙂
Bir süre lak lak yaptıktan sonra Fatih de geliyor. Hareket vakti geldiğinde zirvede geçit tabelası önünde otomatik moda ayarlayıp üçümüz çekiliyoruz. 1650 metrede hep birlikte zirve mutluluğunu yaşıyoruz. 😉
Buradan sonra bize bisikletlerimizi aşağıya doğru salmak kalıyor. Biz de bunu en iyi şekilde yaptığımız için sorunsuzca iniyoruz. Yıldızeli’ye son 3 km. 🙂
İşte beklenen tabela. 🙂 Turumuzun final tabelası bu oluyor. Fatih ve ben turumuzu burada noktalayıp Muğla’ya döneceğiz. Mustafa ise Sivas’a kadar pedallayıp, oradan otobüs ile farklı bir tur için Tatvan’a geçecek.
Ama ayrılmadan önce birlikte öğle yemeğimizi yiyeceğimiz yere gidiyoruz. Mustafa daha önce burada yemek yemiş ve çok beğenmiş. O nedenle biz de yemeden gitmeyelim diyoruz. Meşhur Sivas köftesi yiyeceğiz. Bisikletlerimizi park edip yukarı çıkıyoruz. Saat erken olduğu için henüz mangalları hazır değilmiş, hemen yapamıyorlar köftelerimizi. Biraz bekledikten sonra masamızı donatıyorlar.
O zaman bize de afiyetle tüketmek kalıyor tabii. 🙂
Karnımızı doyurduktan sonra Mustafa’yı Sivas’a doğru uğurluyoruz. Biz de Yıldızeli merkeze gidip dönüş için bilet alıyoruz. Buradan Muğla’ya direkt ulaşım olmadığı için önce Ankara’ya gideceğiz, oradan iki saat sonra ise Muğla’ya gidecek olan otobüse bineceğiz. Sabaha anca Muğla’da olacağız anlayacağınız. 🙂
Uygun bir yer bulup üzerimizi değiştiriyoruz. Otobüsün gelmesini beklerken birer soğuk soda içiyoruz. Otobüs gelir gelmez katlanır bisikletlerimizi bagaja koyup koltuğumuza oturuyoruz. Hostesin ilgisi üzerimizde, Ankara’ya yolculuğumuz başlıyor. 🙂
Akşam saat 8 gibi Ankara’ya varıyoruz. Muğla’ya gidecek otobüsümüz ise 23 de hareket edecek. Bu boş vaktimizde Fatih ile otogarın hemen karşı tarafında bir lokantaya gidip karnımızı doyuruyoruz. Ardından tekrar otogara dönüyoruz. Aman aman kimler gelmiş buraya diyerek Kevser ve Emre’ ye sarılıyoruz burada. Onlar da Ordu/Perşembe’ye gideceklermiş. Bu güzel tesadüf sayesinde oturup bir süre muhabbet ediyoruz.
Onları uğurladıktan bir saat sonra da biz otobüse biniyoruz. Sabah Muğla’ya ulaştığımızda aklımızda geçirdiğimiz muhteşem üç günün hatıraları kalıyor. Her turda olduğu gibi bu tur da güzellikleri ile son buluyor. Ve hemen yeni turları iple çekmeye başlıyoruz. 🙂
3.Gün Tokat – Yıldızeli güzergah ve yükselti haritası;
Saygılarımla…
Serkan Abi ve Fatih Abiyle beraber oldukça güzel bir rotada pedal çevirdik… İnşallah en kısa zamanda farklı rotalarda pedallamak üzere… Selametle… :))